Yeniden doğmak! Gün geceyi izler, hayat ölümü ölüm yaşamı…

“Kendimiz olmamız diğer pek çok kişi tarafından dışlanmamıza neden olur, buna karşılık başkalarının istediklerine boyun eğmemiz de kendi kendimizden sürgün edilmemize yol açar.”

Hayatımda bilinçli ve bilinç dışı tercihler yaparak herkes gibi hem kendim olmayı hem de kendimdem sürgün edilmeyi deneyimledim. İlkiyle baş edebildim, ikincisi içimi yokedilemez bir yasla çürüttü, günden güne eksildim sonra bir gün ne pahasına olursa olsun, ne kadar zor olursa olsun, ölmesi gerekenlerin ölmesine izin vererek kendi evimin yolunu tuttum.

Sadece kendim olduğum bir hayat yaşamak için kor ateşlerin üzerinde yürüdüm, ıssız ormanlardan geçtim, beni takip eden korkunç sesler, iniltiler, katlanılması zor rüyalar, karabasanlar, kötücül güçler, sınavlar, ödevler peşimi hiç bırakmadı. Ben başkalarının istediklerine boyun eğmemek, kendi adıma içtenlikle konuşmaktan vazgeçmemek ve kendi psişik evimden sürgün edilmemek için dayandım. İçgüdü ve sezgi yoluyla edindiğim derin bilgiyi tekrar ele geçirince kendimin ve başkalarının amaç, fikir, eylem ve sözlerinin “altında ya da arkasında yatan şeyler’i” görebildim. Ruhumun en derin yönlerini öğrendim, öğrendiklerimi elinde tuttum, ruhuma karşı gerçekleştirilen saldırıya karşı haklı öfkemi doğru zamanda doğru şekilde serbest bırakabildim, zamanla kendime şefkat göstermekte azıcık yol katetmeye başladım, kendimi korumayı öğrendim. Bir gün bir uyandım, haklı öfkem artık görevini tamamlamış bana veda bile etmeden gitmişti…Ölmesi gerekenler ölüp giderken çok şükür ruhuma ekledikleri parçalarını da alıp götürmüşlerdi. Bütün zorlu sınavlardan ödevlerden geçmiş, dayanmanın yaşamak anlamına geldiğini öğrenmiş ve kendi evimin yolunu bulmuştum. Nihayet sonunda kalbim hafifledi, rüyalarım huzura kavuştu. Mizah yeteneğim ve yaratıcı hayatım tekrar canlandı, gözlerim yine parlamaya başladı, yeniden sevgiyle gülümsemeye başladım. Oradan bakıldığında değişmemiş gibi görünebilirim, ama içsel olarak hayatı kavrayışımın derinleştiğini, kendi içimde daha önce hiç sahip olmadığım bir kapasiteyi yarattığımı, geçen her gün bir uyanış anıyla yeniden hayat bulduğumu ve artık kesinlikle evcil olmadığımı söyleyebilirim. İşte böyle, Vahşi Kadın’la yeterince zaman geçirip el yapımı yeni hayatıma geri döndüm ve bunun uğrana ödemem gereken tüm bedelleri de ödedim. Bir kadın ruhun dayanıklılığının test edildiği bu zorlu sınavdan her yedi yılda bir geçermiş. Genelde bir tanesi çok çetin olurmuş, geri kalanları daha çok bir hatıra kabilinden yaşanır ya da kadın açısından yenileyici özellikte olurmuş.Umarım hayatımın en zorlu sınavını vermiş bu döngüyü geçip büyük ölçüde erginlenmemi tamamlamışımdır.

*Tırnak içindekiler Clarissa Pincola Estes’den alıntıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s